AĞIZ VE ÇENE CERRAHİSİ

20 YAŞ DİŞLERİ

Akıl dişleri olarak da adlandırılan 20 yaş dişleri ; ağızda alt ve üst çenede ikişer tane olmak üzere toplamda dört tane bulunurlar.

20 yaş dişleri , 12 yaşından itibaren çıkmaya başlar. 20 yaş dişleri; genelde sancılı ve ağrılı bir süreç sonunda çıkarlar. Bunun sebebi, ağızda bu dişlere yer kalmamasıdır.

20 yaş dişlerinin çeşitli tedavi şekilleri vardır. Bazıları yeterli mesafe ve genişlikte kendilerine rahatça yer bularak ağız içinde sürmesini tamamlarken, bazıları ise; ağrı, şişlik, iltihaplanma gibi durumlara yol açar ve böyle durumlarda çekilmeleri gerekmektedir. Gömülü halde bulunan 20 yaş dişleri ise , herhangi bir semptoma yol açmadığı sürece ağız içinde bırakılabilir.

AFT NEDİR?

Aft dudak, damak ve yanak bölgesinde çıkan ağrılı, iltihaplı lezyonlardır. Bulaşıcı olmayan bu lezyonlar, tek çıkabildikleri gibi birden fazla da çıkabilirler.

Stres, travma, dudak ve yanakların ısırılması gibi sebepler, Aft oluşumunu hazırlar.

Aft ağrılı bir süreçte seyredebilir. Hiçbir takviye yapılmazsa kendiliğinden bir hafta gibi bir sürede geçer. Bu süreci hızlandırmak için bazı topikal ürünler kullanılarak bölge temizlenebilir. Uzun süreli olduğu durumlarda diş hekiminize muayene olmanızda yarar vardır.

AĞIZ KANSERLERİ

Ağız kanserleri dil, diş, damak, diş eti ve kemikte meydana gelen bir rahatsızlıktır.

Ağız kanserlerinin oluşma olasılığı erkeklerde kadınlara göre daha fazladır. Genellikle 45 yaş üzerinde görülürler. Ağız kanserleri , bazen sinsi bir şekilde ani olarak kendini gösterirken, bazı zamanlar ise ağız bölgesinde oluşan belirtilerle kendilerini gösterir. Bu belirtiler arasında dilde tat alma bozukluğu ve ağrı, dil ve diş etlerinde kırmızı lekeler, çiğneme ve yutkunma güçlüğü, ağızda veya boğazda kanama, dil veya ağzın başka bölümlerinde meydana gelen his kaybı vardır.

Nedeni tam olarak bilinmese de ağız kanserleri, aşırı alkol ve tütün kullanımı, yüz ve dudakların fazla güneşe maruz kalması gibi sebeplerden oluşabilir.

Ağız kanseri riskini azaltmak için sigara, pipo gibi ürünlerden uzak durmak gerekir. Alkolü azaltarak, meyve sebzeleri daha fazla tüketmenizde de fayda vardır.

ALVEOLİT KEMİK İLTİHABI

Özellikle diş çekimlerinden sonra ortaya çıkan alveolit kemik iltihabı çekim bölgesinde yeteri kadar kanın pıhtılaşmaması ve kemiğin açıkta kalması sonucu oluşur. Çekim bölgesindeki kan pıhtısı sürekli temizlenirse, o bölgedeki kemik açıkta kalır ve rahatsızlık ilerler.

Alveolit kemik iltihabının tedavisi için hekim, iltihaplı bölgeyi temizler ve gerektiği durumlarda hastaya ilaç tedavisi uygular.

Alveolit kemik iltihabına engel olmak için diş çekiminin ardından bölgede oluşan kan pıhtısı bozulmamalı , bölgeye sürekli mekanik travma uygulanmamalıdır. Özellikle çekim işlemi yapıldıktan sonra sigara kullanımı, bu enfeksiyonun en önemli risk faktörüdür.

APİKAL REZEKSİYON

Diş köklerinde, çürüğe bağlı ya da komşu dokulardaki enfeksiyon sonucu , konservatif tedavilerle tamiri mümkün olmayan lezyonlar oluşabilir. Böyle durumlarda, enfeksiyonun ve diş kökünün parsiyel olarak temizlenmesine apikal rezeksiyon adı verilir.

Hastaya yapılan kanal tedavisinin ardından apikal rezeksiyon operasyonuna geçilir. Önce kök ucu açılarak, kist bölgeden çıkarılır ve temizlenir. Ayrıca kistten etkilenen kök ucunun bir kısmı da yine aynı şekilde çıkarılır ve bölge temizlenir. Kapatılan bölgeye dikiş atılır. 1 hafta kadar sonra dikişler alınır ve bölge iyileşmeye bırakılır.

Başarılı bir apikal rezeksiyon operasyonu ile dişler uzun süre sağlıkla kullanılabilir.

ÇENE KİSTİ

20 Yaş dişleri ve ileri boyuttaki çürüklerin köklerinde oluşan lezyonlara çene kisti denir.

Çene kistleri, kemik içinde oluşurlar ve uzun süre tedavi edilmemeleri halinde tümöre dönüşürler. Bunu önlemek için zamanında muayene yapılmalı ve hastanın şikayetleri takip edilmelidir.

CERRAHİ OPERASYON SONRASI ÖNERİLER

Cerrahi diş operasyonlarının ardından hastanın ağrı duyması gayet normaldir. Hekimin önerdiği bir ağrı kesici ilaç ile bu ağrı önlenebilir.

Diş çekimi gibi operasyonlar sonrasında hasta bir süre kesinlikle tükürmemelidir. Tükürürken oluşacak basınç, yaralı bölgeyi olumsuz etkiler. Ayrıca tükürürken oluşan kan pıhtısı yerinden oynayacağı için iyileşme gecikir.

Çekimden sonra sigara kullanımı kesinlikle olmamalıdır., sigara; bölgedeki kanlanmayı bozacağı için, alveolit gibi problemlere yol açabilir.

Operasyondan sonraki ilk zamanlar yumuşak ve sıvı gıda ağırlıklı beslenme şekli seçilmelidir. Aşırı sıcak, soğuk, ekşi ve tuzlu yiyecekler tüketilmemelidir.

Yüzün morarıp şişmemesi için ilk 24 saat dışarıdan buz ile soğuk uygulaması yapılmalıdır.

DİŞ APSESİ

Dişte meydana gelen çürük ve iltihaplar,eğer zamanında müdahale ile temizlenmezse diş apsesi dediğimiz oluşum meydana gelebilir.

Çürük, diş içerisinde ilerleyerek, diş köküne ve en son diş etine kadar ulaşır.Oluşan enfeksiyon burada diş apsesi halini alır. Diş apsesi olan hasta, çiğneme esnasında o dişte bir ağrı hisseder. Apse ile birlikte yüz, boyun ve lenf bezleri şişebilir.

Böyle durumlarda hastanın , diş hekimine muayene olması en sağlıklı yaklaşımdır.

DİŞ ÇEKİMİ

Uygulanabilecek tedavi yöntemleri için geç kalındığı durumlarda son çare dişi çekmektir. Diş çekimi herkese uygulanabilir fakat dikkatli olunması gereken bazı hasta grupları vardır. Bunlar şeker hastaları, kalp hastaları, tansiyon hastaları, alerjisi olan hastalar ve hamilelerdir.

Hastanın sağlık koşulları göz önüne alınarak yapılan diş çekimlerinde herhangi bir sorun yaşanmamaktadır. Başarılı bir diş çekiminin ardından hastaların dikkat etmesi gereken bazı hususlar vardır:

  • İlk 30 dakika bölgeye konan tampon çıkarılmamalıdır.
  • Tükürmek kesinlikle yasaktır.
  • İlk 2 saat yemek yenilmesi yasaktır.
  • Diş çekimi sonrasındaki beslenme şekli, yumuşak ve sıvı ağırlıklı olmalıdır.
  • Aşırı sıcak ve soğuk tüketilmemelidir.
  • Sigara içilmemelidir.

KEMİK GREFTİ

Diş implantı tedavisinde, hastanın ağzındaki kemik yapısı büyük önem taşımaktadır. İmplant işleminin başarısı hastadaki kemik yoğunluğu ile orantılıdır. Eğer hasta yeterli kemik yapısına sahip değilse, kemik greftleri dediğimiz yapay kemik tozları ile bölgedeki kemikleşme arttırılabilir.

Kemik grefti , hastanın kendi kemik dokusundan alınabileceği gibi, kadavra ya da yapay malzemelerden de elde edilebilir.

SİNÜS LİFT

Burun ve ağız birbirlerine komşu bölgelerdir. Maksiller sinüsler bazı kişilerde, ağız boşluğuna, azı dişlerinin köklerinden bile daha yakın konumda bulunabilir. Diş tedavisinde, özellikle implant yapımında, kemik yapı eğer yetersiz bulunursa, sinüs bölgesi kaldırılır ve o bölgeye kemik greft uygulanır.

Sinüs lift yani sinüs kaldırma adı verilen bu işlem ile sinüs tabanı cerrahi yolla açılır ve yükseltilir. Lokal anestezi ile 15-20 dakika süren bu işlem ardından yeterli kemik yapı varsa hemen implanta başlanabilir. Eğer yoksa , yukarıda bahsettiğimiz kemik greft işlemi ile devam edilir.

RADYOLOJİ

Bazı hastalarda tedavi öncesi emin olmak adına diş röntgeni çekmek gerekebilir. Ağız içinde görünen dişlerin, kemik yapı ve kök kısımları diş röntgeni ile rahatlıkla izlenebilir.

Panoramik cihazlar yardımı ile kısa sürede diş filmi alınabilir. Amaç; dişleri ve tüm ağzı rahat bir şekilde görerek, tedavi için yol belirlemektir .Günümüzde, dijital röntgen cihazları sayesinde hastaya çok az doz uygulanarak tedavi planı belirlenir.

Hizmetler

DentaFer kurulduğu tarihten bu yana, tüm aile bireylerinizi kapsayan geniş hizmet yelpazesi, yetkin doktor ve tıbbi çalışan kadrosu, modern teknolojiyi emrinize sunan yeni donanımlarıyla sağlığınıza gereken değeri eksiksiz olarak vermek için sürekli kendini geliştirmektedir.

IMPLANT

...

Devamını Oku

ESTETİK DİŞ HEKİMLİĞİ

...

Devamını Oku

ORTODONTİ

...

Devamını Oku

PROTEZ

 ...

Devamını Oku

DİŞ ETİ HASTALIKLARI

...

Devamını Oku

ÇOCUK DİŞ HEKİMLİĞİ

...

Devamını Oku

AĞIZ VE ÇENE CERRAHİSİ

...

Devamını Oku

Özel Dentafer Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Adres: İkbal Caddesi No:127/3 34774 Ataşehir – İstanbul
Tel: +90.216.466 60 64 (pbx) Fax: +90.216.466 23 88